• Zal Şengal Yoldaşımız Şehadete Ulaşmıştır
  • Girê Sor Şehitlerimizi Saygıyla Anıyoruz
  • Avaşîn Direnişinin Öncü Militanlarından Baz Yoldaşımız Şehadete Ulaşmıştır
 
 

Malpera Fermî ya Şehîdan

PKK İnternet Sitesi

PAJK İnternet Sitesi

Gerilla TV

YJASTAR Sitesi

 

Dağlar Konuşsun hem de cin gibi şişeden çıkararak konuşsun diyor büyük komutanımız Şehit Serbest Kıçi. Şişeye mahkûm edilmiş olan bir halkın tümden şişeden çıkararak dağlarda yeni bir yaşam yaratacağına inanarak yazmış. Ve de güzel yazmış.

Serbest Kıçi yoldaşın yazılarını okurken doğalında kendi geçmiş gerilla pratiklerimize dalıyoruz. Alıp götürüyor yaşanan tüm sevinçlere, acılara, zorluklara, şahadetlere, ihanetlere, arkadan vurmalara derken Kürdistan’ın görkemli coğrafyasına ve tabii ki yeniden bugün yaratılan kendi halkının çektiği ızdıraplarına ve geçmişte yaşanan korkulara, tereddütlü yaklaşımlara.

Evet, Dağlar Konuşsun’la geçmişe bir yolculuk yapıyoruz. Kendi geçmişimize, derinliklerimize, unuttuklarımıza ve tabii ki geçmişte bize yol olmuş, yol göstermiş kahramanlarımıza. Yüreğimizin bir köşesine aldığımız, onlara tahtlar kurduğumuz yoldaşlara. Birlikte yaşadığımız inadına direnişlere, isyanlara, neşeli ve kavgalı günlere. Ve yer yer birbirimizi anlamadığımız, daraldığımız ve incittiğimiz günlere de gidiyoruz. Gerilere bugünleri bize bırakan tarih yaratan kahramanlara.

Dağlarda konuşmanın Kürtlerin tarihinde her zaman özel bir yeri olmuştur. Çünkü dağlara çıkış her zaman biraz özveri ve yürek isteyen bir iştir. Bu aslında Kürtlerin tarihinde Kürtlerin genlerine işlemiş bir karakter oluyor. Kürtler ya da onların ataları bu topraklarda ne zaman zorlanmışlarsa yaptıkları ilk eylem dağlara çıkmak olmuştur. Dağlarda yeniden bir araya gelerek kendilerini toparlanmanın zemini haline getirmişlerdir dağları.

Kürtler Allahın üvey çocukları olarak bu topraklarda daha doğrusu kendi topraklarında her zaman biraz üvey haline getirilmeye çalışılmışlardır. Hep işgali yaşayanlar olarak bu işgali def etmenin yolunu aramışlardır. Defetmenin yolu ise dağlar olmuş. Yani Kürtlerin tarihine her zaman Dağlar Konuşmuş. Dağlarda konuşma imkânı bulamayan ovalarda, şehir merkezlerinde erimeyi doludizgin yaşamışlardır. Öyle niyetleri kötü oldukları için erimemişlerdir, çoğu zaman onlara başka yol bırakılmamıştır. İşte bunun için Kürtler de dağlar kutsallık derecesinde ele alınarak yaklaşım gösterilmiştir. Dağlara çıkmak demek biraz da erimeye karşı direnci ifade etmiştir.

Dağa ilk çıktığımızda tuhaftır ama bizi görüp de tanımayanları söyledikleri sözler Dağlar Konuşsun kitabını okudukça kulaklarıma yeniden çarpıyor. Bizi yeni görüp de tanımayanlar ‘bizim gençler, görünmeyenler’ diyerek sıcak duygularla bizi karşılamaları esasen bu dağlara olan güvenden kaynağını alıyordu. Benzer yaklaşımları dağlarda yaşayan Türkmen, Avşar, Yörük insanlarımızda da görecektik. Ve dağların niçin ezilen, horlanan halklar için kurtuluş umudunu yarattığını Dağlar Konuşsun kitabını okurken yeniden yeniden anlıyoruz.

Evet, Dağlar Konuşsun. Ama bu kez daha gür konuştular. Sadece bir isyana kalkış değildi yapılan. Kalkış tümden tarihte silinmekle yüz yüze bırakılan bir halkın yeniden tarih sahnesine dönüşünün de kalkışıydı.

Dağlar Konuşsun kitabı ya da romanı bu kalkışın nasıl zorlu bir arka perdesi olduğunu, ne kadar insan emeği ve insan bedeninden taşınan kanla toprakları sulayarak bugünlere gelindiğinin de öyküsü oluyor.

Dağlar Konuşsun romanını okudukça dağlara biraz daha gizemle bakacağınıza, dağlara daha fazla bağlanacağınıza ve dağları ve dağlarda ölümüne direnenleri daha fazla seveceğinize emin olabilirsiniz.

Bitti…

Kasım Engin