• Zal Şengal Yoldaşımız Şehadete Ulaşmıştır
  • Girê Sor Şehitlerimizi Saygıyla Anıyoruz
  • Avaşîn Direnişinin Öncü Militanlarından Baz Yoldaşımız Şehadete Ulaşmıştır
 
 

Malpera Fermî ya Şehîdan

PKK İnternet Sitesi

PAJK İnternet Sitesi

Gerilla TV

YJASTAR Sitesi

 

alevilik 12Alevilik İslam için özgün bir yorum olduğunu konuyla ilgili olan herkes bilir. Yine Aleviliğin geçmiş neolitik kültürün kendilerine bırakmış olduğu birçok değeri de bugün farklı biçimlerde yaşattığını da bilir. Kimisi yer yer bunun Zerdüştlüğün etkisi olduğunu da söylüyor. Ancak Zerdüştlüğün ise neolitik toplum değerlerini üzerinde ana yanlı bir sistem olarak ortaya çıktığını ne yazık ki yer yer bu gerçeği bilenler unutuyor. Ya da bu değerlerin Zerdüştlükte ne kadar yaşatıldığını göz ardı ediyor.

Sonuç olarak Aleviliğin üzerinde yetiştiği kültür tarihin çok geriliklerine giderek bugünlere kadar geliyor. Önemli bir özelik olarak hoşgörü kültürü Alevilikte öne çıkıyor. İnsan olgusu çok fazla öne çıkıyor. Tutuculuktan uzak duruş fazla öne çıkıyor. Ve birde tabii bireyi öne veren, bireyin kendi iradesini öne veren yaklaşımları da elbette az değildir Alevilikten. Belki Aleviliğin farklı kültürlerle en belirgin farkı kadına yaklaşımıdır. Kadın Alevilikte saygın bir yeri olmasının yanı sıra dominant denilecek bir konuma da sahiptir.

Aleviliğin bu yukarıda az da olsa saydığımız birkaç hususu neolitik değerlerin ne kadar Alevilik kültürü üzerinde etkili olduğunu gösteriyor. Alevilerde Özelde kadın eksenli duruş doğalında dikkatleri üzerine çektiği gibi geçmiş yıllarda, yüz yıllarda muhafazakar, tutucu hatta yer yer gerici diye tabir edeceğimiz kimi İslam aliminin yaklaşımı her zaman Alevilerin İslam içerisinde hedef alınmalarına da yol açabilmiştir. Maraş, Çorum, Sivas sanıldığı gibi sadece bazı rahatsızlıklardan dolayı ortaya çıkan faşizan yaklaşımlar olmamışlardır. Maraş, Çorum, Sivas ve benzeri soykırım girişimlerinin altında her zaman biraz da Aleviliğin bu insan merkezli, hümanist ve de hoşgörü kültürü tutucu kültürlere karşı bir tehdit olarak algılandığı için hedeflenmişlerdir.

Alevi olursunuz olmazsınız ancak Aleviliğin yukarıda saydığımız birkaç özelliği bile başka insanları Aleviliğe çekmeye yeter de artarda. Kim hoşgörüye saygı duymaz ki? Kim kadının başat olmasını istemez ki? Kim insan endeksli olmayı istemez ki? Kim kaderini kendi eline almayı istemez ki? Ve dile getirmediğimiz Aleviliğin her zaman zalimlerin yanında mazlumların yanında olan duruşları sanıldığı gibi sadece yaşadıklarıyla bağlantılı olmaktan ziyade bir yaşam duruşu olduğu da kesindir. Yani alevi felsefesinde boyun eğmeme vardır. Bu ise yaşama iktidar odaklarına karşı her zaman muhalif olmayı getirir ki, Aleviler de her zaman haksızlıklara, iktidarlara, devletlere muhalif olmuşlardır. Aleviliğin tarihi geleneği de zaten bizlere bunu göstermektedir.

Denilecek ki Türkiye’de birçok çevre Kemalist’tir, yani devletçidir. Bizde deriz ki söylediğiniz doğrudur. Ancak bir iki ekleme yapma kaydıyla doğrudur. Bu kadar korkutma, bu kadar sindirme ve bu kadar özel savaşın en kirli olanının sonucu olarak halkları, inançları birbirine karşı kullanma, kırdırmanın olarak bir kesim alevinin Kemalistleştiğini söylüyoruz. Sözde İslam’a daha doğrusu dindarlara karşı düşmanlık yapan Kemalist rejim Alevilileri koruyor imajı vererek, dediğimiz gibi bir kesim Alevi’yi yanına çekmeyi başarmışlardır.

Halbuki Dersim’de olup bitenler Kemalist rejiminin en apaydın yüzüdür. Kemalizm bir kere halkların düşmanlığıdır. Tek renkliliktir. Tek dildir. Tek düşüncedir. Tek dindir, dini de laikliktir. Tek milliyettir. Tek devlettir. Tek tek ve yine tektir. Böyle olan bir rejim Aleviliğin o kadar güzel renklerine geçit verir mi? Elbette ki vermeyecektir. Geçit vermesinin sadece bir nedeni vardır, o da bir müddet başka renklere karşı birer silah olarak kullanılmasının geçididir.

Özcesi Kemalist rejim bir sürü hileyle Alevilerin bir kısmını yanına çekmesini bilmiş olması doğrudur. Ancak Alevilik gibi bir felsefenin özünde asla ama asla Kemalist rejim gibi halkları yok sayan, tek bir potada eritmeye çalışan ideolojiyle siyasetle ilişkisi olamaz. Olamayacağını da 30 yıldır PKK içerisinde direnişlerin en sertini gösteren Mazlumlar, Beseler, Beritanlar, Ronahiler ve binlerce alevi militanlar yüzlerce kez göstermişlerdir.

Devam edecektir

Kasım Engin